16 Aralık 2007

Süpür gitsin...



Hanımın çeyizinde geçmiş tarihlerden kalma Arçelik marka bir süpürgemiz vardı. Kültablasındaki külleri dahi çekmiyordu. Aradık, taradık, denedik aldik bir tane. Philips. Gemini modeli diyorlar, 200 milyon fiyatı. Bir de 12 taksit yaptılar. Yok boyle birsey. Rakam verip yaniltmak istemiyorum, muhtesem bir cekis gucu var... Malum Almancıyız ya, Miele'den bile iyi bu makine. Torba derdi yok, dolunca boşalt... Filtresi tikanınca koy bulaşık makinesine, temizle. Bu kadar basit... Tek handikapi tutma borusu celik yerine kalın ve farklı bir plastik... Ihtiyaç varsa öneririm...

07 Aralık 2007

Tuğçe Doras vs Seçkin Piriler

Sen de mi Leyla?


"Sen de mi Brütüs" lafını sevmem. Ferdi Tayfur'un "Sen de mi Leyla" sözü daha bi hoşuma gider. Bir ara Ünlüler Çiftliği vardı, aslında kaybedenler çiftliğiydi. Piyasada yüzü eskimiş, tutmamış isimlerdi. Sonra, kaç tane bu formatta yarışma çıktıysa hepsi daha da kaybetti. Buzda Dans da öyle bir yarışma sanki. Umut Akyürek de oradaymış. Ercan Saatçi Bayhan'ı çöpe attı, bu kadını da kullanamadı. Neyse, oturur beklerdik Umut şarkı söylesin diye TRT'nin başında akşamları. Şaşırdım kayarken... Allah sonunu hayretsin, ne diyeyim...

Arzu Pavlova


İlk kez 96 yılında Metiner'in "Gördüğüme Sevindim" klibinde oynamıştı. Meğer o yıllarda işadamı olan babasının yanına gelmiş Rusya'dan Türkiye'ye. Sonra Coşkun Sabah'ın "Şahika" klibinde gördüm. Şahsımca manken camiasının ihraçları arasında onu Hagi olarak gösteririm. Julia Nitu, Nigar Talibova peşinden gelir.

06 Aralık 2007

Keramet onda değil ki!


Balçiçek Pamir gittiğinden bu yana Sabah Gazetesi'nde röportaj sayafaları Ecevit Kılıç'a kaldı. Geçen hafta tam sayfa Seda Sayan yazmış. "Keşke prenses bu kadar çok kurbağayı öpmeseydi" demiş. Güzel oluyor bu tarz portreler ama bu biraz eksik ve yanlış. Oray Eğin'in seneler önce bir önermesiydi bu, Seda Sayan'la ayrıldıktan sonra erkeklerin popülaritesinin artması... Ama yanlış... Sinan Engin, Seda Sayan imajından sıyrıldıktan sonra piyasaya çıktı. Keza Mahsun, ön plana çıkışı Tatlıses'le olan kavgasıydı... Nihat Doğan da bir kaç aya kalmaz unutulacak zaten. Adını unuttuğumuz diğer sevgililer nerede peki. Hani prenses kurbağayı öpmüştü? Galiba yeni şarkılar, besteler yapılmadığı gibi yeni gazeteciler de yetişmeyecek memlekette. Eski şarkılar ısıtılıp sunulurken, eski yazılarda edite edilip sunulacak önümüze...

Bonbon şekeri geri döndü...


Gülay Eralp... "Cesaretin var mı Gülay"dan önce bu kız vardı piyasada... Bayaa bi çıkardı televizyonlara. Boyu da kısaydı. Fikrimin İnce Gülü dedi kimse dinlemedi, Kar Yangınları dedi takan olmadı. Bon bon Şekeri dedi çocuklar dinledi sadece. Şimdi geri dönmüş. Dönsün dönmesine de fotoğraf çekimi yapmışlar bu kıza. Aynı Şebnem Dönmez. Makyaj nelere kadir. Zaten bu makyaj ve standart saç tipleri yüzünden bütün kızlar birbirine benzemiyor mu?

Emrah modası


26-45 meridyenleri içinde daha eskisini bilen varsa söylesin ama gömleğin ya da tişörtün üstüne kazak bağlama modelini ben ilk kez Küçük Emrah'ta gördüm. Yani kimi öyle görsem aklıma Emrah gelir. Aradım taradım bir de resmini buldum youtube'dan. Arada birileri de yapmıştır muhtemelen ama modanın başka bir temsilcisi bu kez Hıncal oldu. Artistike bi şey. Üşüyorsan kazak giy, ya da evde bırak yanında yük etme boş yere... Vizontele'deki gibi, akıllı adam ayakkabıdan radyo yapar mı, ayağına giyer...